GÖĞÜS BÜYÜTME AMELİYATI

meme büyütme

"Meme büyütme, hasta memnuniyet oranı en yüksek estetik ameliyatlardan birisidir. Eğitimli ve tecrübeli ellerce planlanan ve gerçekleştirilen ameliyat ve ameliyat sonrası süreçte hastaların tavsiyelere uyması hem iyileşme sürecinin kalitesini hem de memnuniyet oranını arttırmaktadır."

Dr. Can Çınar

GÖĞÜS BÜYÜTME AMELİYATLARI: Beklentilerin Karşılanması

Son yıllarda meme büyütme ameliyatları en sık gerçekleştirilen estetik cerrahi uygulamaları listesinin en zirvesinde yer almaktadır. Bu özelliği ile en sık yapılan estetik cerrahi uygulamaları arasında yıllardır zirvedeki yerini kimseye bırakmayan liposuction yönteminin bile önünde yer alamayı başarmıştır. Bu istatistik estetik cerrahi uygulamalarının yoğun biçimde gerçekleştirildiği aralarında ülkemizinde bulunduğu çoğu ülke için geçerlidir. Meme büyütme ameliyatlarında ortaya çıkan bu artış trendi kendi hastalarım için de geçerlidir. Gerçekleştiridiğim vücut şekillendirme ameliyatları içinde meme büyütme ameliyatı ilk sıralarda yer almaktadır.

Muayene,değerlendirme ve planlama aşamasında hastlarıma en çok zamanı ayırdığım estetik cerrahi girişimlerinden birisi göğüs büyütme ameliyatıdır. Başarılı ve beklentileri karşılayan bir uygulama için bu gereklidir. İyi bir meme büyütme ameliyatı göğüsleri büyütmek ve şeklini daha iyi hale getirmek için meme altına implant yerleştirilmekden çok daha fazlasını ister...

Dışarıdan bakıldığında, meme büyütme ameliyatının temel olgusu oldukça basit görülür: “Memeyi büyütmek ve şeklini daha iyi hale getirmek için meme altına meme protezini yerleştir..” Ancak, başarılı ve beklentileri hakkıyla karşılayabilecek bir meme büyütme ameliyatının bundan çok daha fazlasını gerektirir. Bu nedenle, kendi pratiğimde muayene ve planlama aşamasında göreceli olarak daha fazla zaman ayırdığım hasta grubunun meme büyütme ameliyatı için başvuranlar olduğunu söyleyebilirim. Daha iyi sonuçlara ulaşabilmek için, detaylı bir değerlendirmenin ve ameliyat planlamasının rolünün en az,hatta daha da fazla, cerrahi/teknolojik gelişmeler kadar olduğunu ifade edebilirim.

Muayene ve Değerlendirme: Hastalar ne ister?

Meme büyütme için başvuran hastlarıma ilk sorum meme büyütme ameliyatı sonrası nasıl bir görüntü elde etmek istedikleridir. Genç hastaların bu soruya cevabı sıklıkla başlangıçtan beri küçük olan göğüslerinin büyütülmesidir. Daha ileri yaş grubunda olan ve zaten doğum yapmış olan hastalar ise bu süreçte ya da kilo vererek kaybettikleri göğüs hacimlerinin yerine konulmasını ve eski göğüslerine tekrar kavuşmayı arzuladıklarını söylerler.

Ayrıca, hastalarımın büyük çoğunluğu, daha orantılı bir vücuda sahip olmak ve görünümlerini aşırı dramatik değişiklikler olmadan iyileştirmek istediklerini belirtirler. En sık ifade edilen “çok büyük olmasın doğal olsun..” isteğidir. Hastalarımın bu istekleri implant boyutuna karar verilmesi aşamasında değişebilmektedir. Her ameliyat öncesi değerlendirme de olduğu gibi genel sağlık durumunuzla ilgili sorulara ek olarak, kullandığınız ilaçlar, ailesel ve bireysel meme kanseri öyküsü, son mamografi ya da meme ultrason incelemesi ve gelecekteki planlarınız arasında çocuk sahibi olmanın yer alıp almadığı gibi başka sorular da meme büyütme ameliyatı öncesi konsültasyonun bir parçasıdır. Gebelik sonrasında göğüslerde ne gibi değişikliklerin olabileceğinin hasta ile tartışılması ve açıklanması meme büytme ameliyatı öncesi hasta ile yaptığım görüşmenin önemli bir bileşenidir. Akılda tutulması gereken önemli bir nokta, hamilelik sonrası ortaya çıkabilecek deformasyonların düzeltilmesi için ek cerrahi işlemlerin gerekebileceği gerçeğidir. Ayrıca hastanın yaşam tarzı,egzersiz ve spor geçmişi, ve kilo verme planı gibi durumlarında sorgulanması önemlidir. Bu durumların tamamı meme büyütme ameliyatı ile ilgili verilecek kararlar üzerinde doğrudan etkilidir. Muayene sürecinde hastanın ameliyat planı ve iyileşme süreci hakkında detaylı ve doğru bilgilendirilmesi gerekir. Hastanın bu süreçler hakkında doğru bilgiye sahip olması özellikle iyileşme sürecinin kalitesinin arttırılması açısından önem taşır. Meme protezinin(implantının) yerleştirilmesinde hangi kesinin kullanılacağına(meme başı çevresi,meme altı ve koltuk altı) ve meme implantının hangi plana(kas altı dual plan,meme altı) yerleştirileceğinin planlaması da önemlidir. Meme büyütme ameliyatlarında kullanılan kesiler başlıca 3 bölgeden yapılır:(1)Meme başı çevresi, (2)Meme altı kıvrımı,(3)Koltuk altı. Bu seçeneklerden hasta ve planlanan ameliyat için en uygun olanı tercih edilmelidir. Her 3 kesinin de kendine özgü avantaj ve dez avantajları bulunur. Benim sıklıkla tercih ettiğim kesi bölgeleri meme altı kıvrımı ve meme başı çevresidir. Bu iki bölge protezin yerleştirileceği cebin daha kontrollü hazırlanmasında etkili tercihlerdir. Ayrıca istenilen boyutlarda protezin yerleştirilmesinede kolayık sağlarlar. İyileşme kalitesi açısından da oldukça iyi sonuç veren bölgelerdir. Meme implantının hangi bölgeye yerleştirileceği de önemlidir. Benim özellikle tercih ettiğim plan (hastalarımın %95’i) kısmi kas altı plandır. Bu planda meme implantının üst kısmı göğüs kası altında yer alırken alt kısmı meme dokusu altına yerleşir. Böylece meme implantının alt kenarı memenin doğal alt kontürü ile uyumlu bir pozisyon alacağından meme alt konveks kısmı daha iyi şekillendirilebilir.

Kas Altı vs. Meme Altı: Avantaj vs. Dezavantaj

Bu tekniğin en önemli avantajı meme büyütme ameliyatları sonrası geç dönemde ortaya çıkabilen kapsül kontraktürü riskinin az olmadır. Ek olarak meme implantının kenarlarının belirgin olmasına engel olarak doğal olmayan görüntülerin ortaya çıkma olasılığını azaltır. En önemli dezavantajı ise ameliyat sonrası ağrı düzeyinin biraz daha fazla olmasıdır. Göğüs kası aşırı gelişmiş hastalarda bu kas kasıldığı zamanlarda implantın üst kenarında düzleşme görüntüsü anlık olarak ortaya çıkabilmektedir.
Meme altına yerleştirilen protezlerde en önemli avantaj ağrı seviyesinin az olmasıdır. Ancak, özellikle yetersiz cilt kalınlığına sahip, zayıf hastalarda meme altı protez uygulamaları sonrası meme protezinin kenarlarının belirginleşmesi ile ortaya çıkan,oldukça rahatsız edici ve doğal olmayan bir görüntü oluşma riski yüksektir. Yine bu planda kapsül kontraktürü gelişme olasılığı daha yüksektir.

Ameliyat ve İyileşme Süreci

Meme büyütme ameliyatlarında tercih edilen anestezi yöntemi genel anestezidir. Genel sağlık durumunuz iyi ise ameliyat saatinden birkaç saat önce hastanede olmanız yeterlidir. Güvenli ve konforlu bir anestezi için ameliyat öncesi en az sekiz saatlik bir açlık süresi gerekmektedir. Yatış işlemleriniz tamamlanıp odanıza alındıktan sonra ameliyat öncesi gerekli kan testleri için kan alınır. Test sonuçlarınız ile birlikte Anestezi uzmanı sizi odanızda ziyaret ederek anesteziye uygunluk açısından değerlendirir ve eğer gerek görürse ek tahliller ya da konsültasyonlar isteyebilir. Hastalarım ameliyathaneye alınmadan önce muayene sürecinde yaptığımız planlara uygun olarak çizimlerinizi yaparım. Eğer muayene sırasında fotoğraflarınızı çekmediysem, ameliyat öncesi fotoğraflarınızı çekerim. Ameliyat öncesi belli açılardan çekilen fotoğraflar hem hastalarım ve hem de benim açımdan sonuçların değerlendirilmesinde en önemli yöntemdir. Meme büyütme ameliyatının ortalama süresi 30-45 dakikadır. Oldukça kansız bir ameliyattır. Anesteziden uyandıktan sonra ara bakım(derlenme) ünitesinde bir süre izlendikten sonra odanıza alınırsınız. Ameliyat sonrası 3-4 saat sonra bir şeyler yiyebilirsiniz. Ameliyat sırasında ve sonrasında kullanılan ilaçların etkisi ile hafif bir yorgunluk halsizlik gibi hislerinizin olması doğaldır. Birşeyler yedikten sonra klakıp dolaşmanız istenir. Erken hareket ve ayağa kalkma kaliteli ve hızlı bir iyileşme süreci için en önemli adımdır. Ertesi gün hastaneden taburcu olursunuz. Evde kullanmanız gereken ilaçlar(antibiyotik ve ağrı kesici) yazılır ve nasıl kullanmanız gerektiği size anlatılır. 5. günden sonra banyo yapabilirsiniz. Hastalarımı ameliyat sonrası 7. günde tekrar görür ve değerlendiririm. Eriyebilen cilt altı dikişler kullandığımdan dikiş alınmasına gerek yoktur. Hafif kol kaldırma egzersizleri ve eğer gerekli görürsem implant masajı önerebilirim. Hafif egzersiz ve aktivitelere (yürüyüş, hafif ağırlık kaldırma gibi) en erken 3. haftada , daha aktif egzersizlere ise (jogging, diğer sporlar gibi) 6. haftadan itibaren başlanabilir. Belirtilmesi gereken diğer bir nokta ise ameliyat sonrası ilk birkaç hafta meme implantlarının yarattığı üst bölge dolgunluğunun biraz abartılı görülebileceğidir. Bu özellikle ameliyat sonrası dönemde ortaya çıkan şişliklere bağlıdır ve 3-4 haftada normale döner. Bu durum seçilen implant ve hastanın dokusuna göre de değişiklik gösterebilir. Meme implantlarının başlangıçta hafifçe yukarıda konumlanmış olması da arzu edilen bir durumdur. İyileşme sürecinde, şişlerinde inmesi ile birlikte meme implantları olması gereken yere yerleşmektedirler. Bu sürece eğer gerekli görülürse masaj sıklığı ve yoğunluğu ayarlanarak katkıda bulunulabilir. Başlangıçta daha alt seviyeye yerleşmiş gözüken meme implantlarının daha ileri dönemlerde yerçekminin de etkisi ile daha da aşağıya kayması söz konsu olabilir. Bu özellikle cilt dokusu gevşek hastalarda sık olabilen bir durumdur. Bu nedenle meme implantının başlangıçta bir miktar -sadece bir miktar- yukarıda durması iyidir. Doğru planlanmış ve ameliyat sonrası tavsiyelere uyulmuş bir meme büyütme ameliyatından 2 ay sonra hastaların büyük bir kısmı görünümü ve kıvamı doğal göğüslere kavuşurlar. Yerleştirilen implantları vücutlarına yerleştirilmiş yabancı bir madde gibi değil kendilerinin doğal bir parçasıymış gibi algılamaya başlarlar. Yine bu süre sonunda ameliyat öncesi dönemde yapabildikleri tüm düzenli aktivitelerine hiçbir kısıtlama olmaksızın dönebiliriler.

Meme Protezleri: sınıflandırma ve protez seçimi

Meme büyütme ameliyatlarının planlanmasında meme protezi seçimi en önemli aşamadır. Günümüzde her hastanın ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekil ve büyüklüklerde hazırlanmış meme protezleri mevucttur. Meme implantları çeşitli özelliklerine göre sınıflandırılır.

“Meme büyütme ameliyatında hastaya uygun meme protezinin seçimi olmazsa olmazlardan birisidir. İyi sonuçlara etki eden koyulan implantın tipi değil seçilen implantın doğru ve güvenli olmasıdır. Hasta için en uygun implantın seçilebilmesi için hastanın beklentileri ve anatomik özellikleri çok iyi analiz edilmelidir. Meme cildi kalınlığı, meme sarkıklığı, meme dokusunun yapısı ve göğüs kafesinin genişliği gibi hastaya özgü faktörler meme implantının seçiminde önemli rol oynar...”

Silikon Jel ya da Serum Fizyolojik ile dolu implantlar

Bu implantların ortak özelliği dış yüzeylerinin silikon bir tabaka ile kaplı olmasıdır. Farkları ise bu silikon çevre tabakanın içinde yer alan içeriktir. Adlarından da anlaşıldığı üzere, silikon jel implantların içerisinde jel formda silikon bulunur. Serum fizyolojik implantlarda ise bu içerik silkon jel yerine tamamen sıvı formda olan izotonik solüsyonudur.

Damla ya da yuvarlak implantlar

Damla şekilli implantların diğer adı anatomik implantlardır. Bu ismi almalarının nedeni şekillerinin normal anatomik meme yapısı ile daha benzer olmalarıdır. Yuvarlak implantların ise tabanı yuvarlaktır. Düz ya da pürtüklü yüzeyli implantlar Bu sınıflandırmada dikkate alınan dış silikon tabakanın yüzey özelliğidir.

Profil yapısına göre: Düşük,Orta,Orta+,Yüksek ve Yüksek+ implantlar

Projeksiyon kavramı implantın en yüksek yerinin implant tabanına uzaklığını ifade eder. İmplantların hacimleri arttıkça projeksiyonları da artar. Profil yapısına göre implant sınıflandırmasının en büyük faydası dar göğüs genişliği olan hastalarda istenilen projeksiyonun elde edilmesini sağlamalarıdır. Taban çapları aynı olan meme implantlarında yüksek profilli olanların projeksiyon miktarı daha fazladır.

Silikon vs. Serum Fizyolojik Protez: hacim, büyüklük ve şekil

Özellikle yeni jenerasyon silikon jel protezlerin görünüm ve his açısından serum fizyolojik potezlere göre daha iyi olduğuna inanıyorum. Hastaların büyük çoğunluğunda silikon jel ile dolu implantların yumuşak kıvamlı yapısının serum implantlara oranla daha iyi kozmetik sonuçlar yarattığını söyleyebilirim. Bu görüş, her hastada mutlaka silikon jel implant tercih edilmesi anlamına gelmemelidir. Eğer hastanın implantı hakkıyla örtecek kalitede meme ve kas doksu var ve hastanın vücut yapısına uygun,çok büyük olmayan bir implant seçilirse serum fizyolojikli protezler ile de iyi estetik sonuçlar elde etmek mümkündür. Özellikle zayıf ve mevcut meme boyutu A ve daha küçük olan hastalarda silikon jel implantlar ile elde edlecek sonuçların serumlu implantlara göre daha iyi olacağını söyleyebilirim. Özellikle zayıf hastalarda plan olarak kısmi kas altı planın tercih edilmesi gerekir. Çünkü yetersiz cilt kalınlığı ve meme dokusu nedeniyle meme altına yerleştirilmiş silikon jel implantların kenarları belrigin ve doğal olmayan bir görüntü ile sonuçlanma olasılığı çok yüksektir. Bu hastalarda kısmi kas altı planında hazırlanan cebe yerleştirilen jel implantlar kas kasılmaları sonucu oluşacak düzensizlklerin

“Silikon jel protezlerin görünüm ve his açısından daha iyi olduğuna inanıyorum. Ancak hastaya uygun protez seçiminin başarılı bir meme büyütme ameliyatının temelini oluşturduğunu belirtmeliyim”

önlenmesi açısından da fayda sağlar. Bu tip hastalarda kas altına konulmuş serum fizyolojik implantlarda kas kasılmasına bağlı yüzey düzensizlikleri daha çok belirgin olur. Yeterli meme ve cilt dokusu olan hastalarda, çok zayıf olmayan ve meme boyutu B olan, serum fizyolojikli implantlar tercih edilebilir. Yine yeterli dokusu olan hastalarda meme altı planda düşünülebilir. Meme altı planın en önemli avantajı ameliyat sonrası ağrı düzeyinin oldukça az olmasıdır. Meme implantlarının büyüklüğüne karar verirken dikkat edilmesi gereken nokta hastanın göğüs kafesi ve cilt esnekliğine en uygun implantın seçilmesidir. Öçümler ile elde edilen değerler bu konuda önemli fikir verir. Eğer dokuların izin verdiğinden daha büyük bir implant seçilir ise komplikasyon oranlarının daha yüksek olması kaçınılmazdır. Doğal olmayan görüntüler sıklıkla bu nedenle ortaya çıkmaktadır. Son yıllarda hastaların kafasını karıştırıan diğer bir noktada damla şekilli implantların daha doğal bir sonuç verdiği iddiasıdır. Daha öncede belirttiğim gibi, meme implantının şekline hastanın istekleri ve anatomik özelliklerine göre karar verilmesi gerekir. Yuvarlak ya da damla olsun, implantlar hastaya uygun seçilirse çok iyi sonuç verirler. Bu nedenle hastaların protez şekli ile ilgili ön yargılı olmaması gerekir.

Meme Büyütme Ameliyatı: riskler ve limitler

Muayene sırasında meme büyütme ameliyatının potansiyel risklerinin ve limitilerinin hastalarla detaylı bir biçimde tartışılması ve hastaların bu konuda bilgilendirilmesi gerekir. Erken komplikasyonlar arasında enfeksiyon, hematom ve meme ucu his kaybı sayılabilir. Daha geç dönemde ortaya çıkabilecek komplikasyonlar ise implant rüptürü, kapsül kontraktürü,implant malpozisyonu ve kötü yara izidir. Her cerrahi işlemin kendine özgü riskleri vardır. Bu riskler kaliteli bir ameliyat planlaması, tecrübeli ve eğitimli ellerce gerçekleştirilmiş titiz bir ameliyat, iyi bir hasta uyumu ve gelişen teknoloji sayesinde oldukça kabul edilebilir düzeylerdedir. Ameliyat sonrası ortaya çıkabilecek istenmeyen durumların hastalarla açık bir biçimde tartışılması ve ortaya çıkma olasılığı çok düşükte olsa bu tip durumlar geliştiğinde nasıl bir yol izleneceği hakkında hastalar mutlaka bilgilendirilmelidir. Diğer önemli bir konuda emzirme ve meme kanseri taramalarıdır. Meme protezlerinin bebek emzirme üzerine olumsuz bir etkisi bulunmamaktadır. Meme büyütme ameliyatı sonrası hamile kalan hastalar doğum sonrası bebeklerini emzirebilirler. Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Bilimsel araştırmalar meme protezlerinin meme kanseri riskini arttırmadığını ve meme kanseri taramalarında meme kanseri saptanmasını engellemediğini açıkça ortaya koymuştur. Meme implantlarının ömrünün ne kadar olduğu da en sık sorulan sorular arasındadır. Meme implantları oldukça uzun ömürlü implantlardır. Oldukça yüksek teknoloji ile üretildiklerinden sağlam ve dayanıklıdırlar. Meme protezlerinin rüptürü(patlaması) çok nadir görülen bir durumdur. Silikon jel protezlerin dış kabuğunda ortaya çıkan bir hasar sonrası içerideki jel silikon kıvamından dolayı hemen sızma yapmaz, bu nedenle meme formasyonu rüptür sonrası erken dönemde bozulmaz. Silikon jel protezlerde ortaya çıkan rüptürler MR ile tespit edilir. Serum fizyolojik protezlerde ise rüptür oluştuğuna serum dışarı akar ve implant hemen söner. Bu nedenle rüptür sonrası meme formasyonu hemen bozulur. İster silikon jel ister serum implant olsun rüptür sonrası meme implantlarının çıkartılması önerilir. Bu işlem sırasında implantlar yenileri ile rahatlıkla değiştirilebilir. Muayene sırasında yapılan ölçümlere ve hastanın anatomik yapısına uygun bir meme implantı seçilirse istenmeyen sonuçların ortaya çıkma olasılığı oldukça düşüktür. Aynı şekilde elde edilecek sonuçların tatmin edici ve güzel olma olasılığı da o derece yüksektir. Meme büyütme hastalarında dikkat edilmesi gerekn diğer bir nokta ise meme asimetrisidir. Meme asimetrisi iki meme arasında şekil, yerleşim ve büyüklük açısından fark olması durumu olarak ifade edilebilir. Ameliyat planlamasında bu durum mutlaka dikkate alınmalıdır. Bu asimetrinin kabul edilebilir oranda düzetilebilmesi için ek tekniklere ihtiyaç duyulabilir. Orta ve ileri derecede sarkık ve gevşek meme dokusu olan hastalarda sadece meme büyütme ile istenilen sonuçların alınması mümkün olmayabilir. Bu durumda meme büyütme ameliyatı ile birlikte meme dikleştirme(mastopeksi) de yapılması gerekebilir. Muayene esnasında bu konular hasta ile detaylı olarak tartışılmalı ve hastalar bilgilendirilmelidir. Bu yöntem meme şeklini basit bir meme büyütme ameliyatı ile düzelttirmek isteyen hastalar için sıklıkla moral bozucudur. Çünkü meme büyütme ve dikleştirme ameliyatı daha komplike ve maliyeti daha yüksek bir ameliyattır. Ancak, ameliyatın daha basit ve çabuk olması elde edilecek sonuçların iyi olacağı anlamını kesinlikle taşımaz. Bu nedenle sonuçların en iyi olacağı yöntem seçilmeli ve uygulanmalıdır.

Meme Büyütme Ameliyatı: özet

Meme büyütme ameliyatı en sık uyguladığım en favori ameliyatlarımdan birisidir.
Meme büyütme ameliyatı oldukça kısa, komplikasyon riskleri oldukça düşük, sonuçların hemen ortaya çıktığı bir ameliyattır. Hasta memnuniyet oranı %90 ların üzerindedir.
Ameliyat öncesi detaylı muayene, hastaların beklentilerinin iyi analizi, ameliyat ve sonrası sürecin tüm adımları hakkında hastaların doğru ve detaylı bilgilendirilmesi ve elde edilen veriler ışığında güvenli implant boyutunun seçilmesi, özgün titiz bir ameliyat planlaması yapılması, başarılı ve etkisi uzun yıllar sürecek bir meme büyütme ameliyatı için gereklidir.

Sınırlarınızı Kaldırın

Meme büyütme ameliyatı ile ilgili detaylı bilgi ya da görüşme/muayene randevusu almak için0(212) 375 65 65 ya da 444 0 436 numaralı telefonları arayabilirsiniz. Randevu talepleriniz için webrandevu formunu da doldurabilirsiniz. Konu ile ilgili aklınıza takılan soruları iletişim formunu doldurarak sorabilirsiniz.

DİĞER ESTETİK CERRAHİ ve ESTETİK TEDAVİ UYGULAMALARI